...yola çıkacaksın.inmeden çıkmamalısın.heveslerin olacak, isteklerin, beklentilerin. sanrılı bir zevkin kollarına bırakacaksın önce kendini huzurla. iyice yüzeceksin kafa derini ta ki iç kanaman görünene kadar.sonra kendini çözünürlüğü çok yüksek bir led ekranda izleyeceksin. tüm ayrıntılarına bakacaksın hayretler içinde. kendine, yüzüne. önce gözlerine. saç diplerin gözüne çarpacak. tüm saç tellerinin bir yerden fışkırdığını farketmek gibi saçma bir hayrete düşeceksin. görüntüler uzaklaşacak senden durağan bir nesneyi takip eden devinim halindeki bir diğer nesne gibi. duvarlar hareket edecek yanından akmaya başlamadan hemen önce. duvar basacak odayı. su gibi sıvı olacak bu belki renkli. kolunu hareket ettirmeye çalışacaksın bacağına bakarak.sağ baslar kulağına sessizce vururken bomboş odanın içindeki kalabalıktan kurtulup bana doğru geleceksin.
yol uzun. yalnız kullan arabanı. iki sokak sonra sağa döneceksin. hemen sonra göreceksin ışıkları. ışıklar görecek seni. selamlaşacaksın içtenlikle hiç tanımadığın insanlarla. sonra anlayacaksın ki yalnız değilsin. senden önce başkaları da geldi buraya. kimse geri dönmedi.dönme dolap en tepedeyken farkettin tek gözünü aşağıda unuttuğunu. manzara da bişeye benzemedi şimdi. bu bir korku tüneli eğlence dünyasında. ilk yolcusu da sen değilsin unutma. rahatla son da değilsin üstelik. kalp ritmini düzenle şimdi. derin bir nefes al alabiliyorken hala.ukala bir rahatlığın bedenini teslim alma yanılgısına da izin verme. mutlu değilsin çünkü dışardasın. dikkat et çok heveslisin. bende son bulacaksın.
nasıl istersen öyle giyin gel. zihnini meşgul etme bunlarla. burası eğlence ve kabullenme merkezi.kimse önemsemez burda bu kocaman aldatıcı gerçeği. kapıyı göremeyeceksin önce. yok zannedeceksin dehşetle. bekle. belirecek sana bir kapı. önünden veya arkandan simsiyah tüylü ve ıslak bir yılan sarılana dek ayaklarına sakın kapıyı zorlama. kapının sahibi bu yılan izin verecek veya vermeyecek sana. yılanın sana sahip olmasını bekle tüm teslimiyetinle.şimdi hazırsın lateks montunla içeri girmeye.
dışardakiler bilmez içerdekileri. bu yüzden dışardadırlar. madem heveslisin içeri girmeye çıkamazsın artık geriye.içeri girince gözlerindeki mor halkalar öyle bir belirginleşecek ki yağlı boya bir portreye dönüşeceksin lobide.hala ıslak ve bitmemiş bir portre olarak yürüyeceksin üst salona doğru. ihtişamlı bir Bach karışacak gürültülü gitar sesine. sen erimeye başlayacaksın. korkma. eriyerek çıkabilirsin ancak üst salona. yukarı akacaksın. akarken saçların bir uzayıp bir kısalacak.
herkes gibi gir içeri. kapıdakine de bir şey verme onun görevi bu. dışardakileri içeri almak.bu iri yarı adamın ne kafasının yarısının olmaması ne de anlaşılmaz bir dil konuşması seni huzursuz etmesin sakın. ne de olsa o da dışarda.bilmez içerde ne olduğunu. yaşamak için içeri daha çok kişi almak onun görevi. girince üst salona gözlerin kamaşacak önce. "ışık, biraz daha ışık" dolacak ciğerlerine. vücuduna zerkedilen herşey şimdi etkisini gösterecek. rahatlama.önünden geçen bisikletli adamlara çarpma sakın. çünkü ne de olsa onların görevi çarpmak sana. kimseyi kırma. öyle bir yükselecek ki bir anda müziğin sesi burnundan kan gelecek bir avuç dolusu. bir avuçtan fazla gelirse oradaki güzel bacaklı garson kızdan yardım iste. gelip emsin yaranı. black lightlar parlatacak dişlerini. gülümse şimdi kapkaranlık ışıklara bakarken. sana kalabalıktan koşarak biri gelecek dans ve sonrasını merak ederken. en karanlık noktaya dikeceksin gözünü. kulağına eğilerek yüksek desibelde anlamayacağın sözler bağıracak. inlemelere dönüşecek sözleri o anda boşalacak büyük bir şehvetle."hadi gidelim diyecek desibel düşünce hadi gidelim mutlu olacağımız yere." elinden tutacak seni.eli ter kokacak. tek tırnağı kırık.birden tek bacağının bir deniz kabuğu olduğunu farkedeceksin.heyecanlanmayacaksın. dikkat et çok heveslisin. bende son bulacaksın...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder