Benimle olduğunu bilmek, yanımda olmasan da beniml/e-e. Karanlık; gözlerindeki ferin ardı. Efsunlu teninin varlığı. Zamansız-dık. Mekansız. Ne demiştin? Kuytuyuz. Kuyt-u. Toprak kokusu karışmış, unutmak istemiyorcasına içimize çektiğimiz derimizin dışarıya her nefes verişine..Küfürün ağızda bıraktığı tada benziyor dilinin ağzımda bıraktığı tat. Suçlu bir sır var şimdi aramızda. Birbirimize güvenmekten başka çare kalmamışken yükselir ay, yerini güneşe bırakırken. Sabaha karşı sevdim seni en çok. Birbirine dokunmaları yasaklanmış olanların birbirlerine sıkıca sarılabildikleri, gecenin sabahına, sabahın gecesine kavuşabildiği tek an olan o alaca aydınlıkta sevdim seni en çok. Uzun upuzun bekleyişler, bile bile...Göre göre bırakmak kendini zirveden aşağıya aldatmasız, teslim olurcasına.
Kalabalıklar arasından sadece orada "sen" varmışçasına buluvermek seni tüm açık seçikliğinle. Seni görünce başka hiç birşey düşünememek var sonra. Seni görmesem bile senden başka hiç birşey düşünememek var ayrıca. Şimdi zamanım da belli mekanım da. Sense hala beynimin tüm kıvrımlarında, boynumda nefesini verdiğin andasın. "Hiç" diyemem. Romantik çağlara ait ruhum, umu/tum var benim, hayallerim. Durmak bilmeyen bir çavlan var içimde beni sana getiren durmadan, dinlenmeden. Zamanın hammadesi güzel bir anıdır sadece. Senin gibi. Biz/im gibi. Zaman, başka neden yapılmış olabilir ki?
29 Temmuz 2012 Pazar
1 Temmuz 2012 Pazar
GERÇEK MİSİNİZ SİZ?
peki ne kadarınız gerçek?kendi gizli bahçenizde yalnız koyduğunuzda yaşamla ölüm arasındaki o uyku öncesi yalnızlığa başınızı her şey açık seçik belirir aslında. Ne kadarınız gerçek sizin? Her sabah uyandığınızda ne kadarını yaşıyorsunuz geceden kalma rüyalarınızın.Sesinizin en yüksek perdeden çıkması gerekirken kısık bir ıslık gibi çıktığı olmuyor mu hiç? Hiç kimsenin bilmediği neler biriktiriyorsunuz içinizde?neyle ortaya çıkacak içinizdekiler ? bir sevinç anı mı? yoksa baş edilmez bir acı ile mi? belki de en avutulmaz bir hüzün yenilgisinde?Neler var içinizde ortaya yapış yapış dökeceğiniz?
hangi sevgileri ıskaladınız? Şöyle bir düşünün kimlerin hayatından geçtiniz? Kimde iyi, kimde kötüsünüz? birine iyi hisler duyduğunuzda hiç suçluluk duyup, ondan gerçekten hoşlandığınızı söylememek için kendinizi durdurdunuz mu? Göründüğünüz insan mısınız siz? antik yunan heykellerinin harabelerini taşıyor musunuz içinizde? Ta orada neler saklıyorsunuz?
Günahlarınız neler? hiç kimseciklere söylemeyi bırakın, anımsatacak cümlelerden bile uzak durduğunuz günahlarınız neler? Günahlarınızdan korkup Tanrı'ya mı yaklaşıyorsunuz? tanrıyı kandırmaya mı çalışıyorsunuz? Günahlar iyi mi kötü mü sizce?
bir anda aklınız sizi terk etse ve içinizde ne var ne yoksa öğrensek neler çıkar dudaklarınızdan, bize hep gerçekleri söyleyen ama hep hafife alınan bir soytarı mı konuşur yoksa nice kahramanca, cesur hikayeler biriktiren bir derviş mi?
Neye sinirlenirsiniz? Öfkeniz kime?
Ne olursa aşık olursunuz? Peki aşk nedir bilir misiniz?
Ne kadarına inanıyorsunuz kendi yalanlarınızın?
Hangi inkarı seçiyorsunuz bilerek isteyerek? Arzularınız inkar etmenize ne kadar izin veriyor?
Hangi boşvermişlikler saçılmış etrafınıza ?
Pencerenize bilinçaltınızla damlayan yağmur başladığında hangi gizli bahçenizin kapısını aralıyorsunuz usul usul?
Bir düşünün kimsiniz? gerçek misiniz? gerçekseniz ne kadarınız gerçek? haddinize mi başkasından gerçeklik beklemek böylesine kaybolmuşken kendi krallığınızda.
peki ne kadarınız gerçek?kendi gizli bahçenizde yalnız koyduğunuzda yaşamla ölüm arasındaki o uyku öncesi yalnızlığa başınızı her şey açık seçik belirir aslında. Ne kadarınız gerçek sizin? Her sabah uyandığınızda ne kadarını yaşıyorsunuz geceden kalma rüyalarınızın.Sesinizin en yüksek perdeden çıkması gerekirken kısık bir ıslık gibi çıktığı olmuyor mu hiç? Hiç kimsenin bilmediği neler biriktiriyorsunuz içinizde?neyle ortaya çıkacak içinizdekiler ? bir sevinç anı mı? yoksa baş edilmez bir acı ile mi? belki de en avutulmaz bir hüzün yenilgisinde?Neler var içinizde ortaya yapış yapış dökeceğiniz?hangi sevgileri ıskaladınız? Şöyle bir düşünün kimlerin hayatından geçtiniz? Kimde iyi, kimde kötüsünüz? birine iyi hisler duyduğunuzda hiç suçluluk duyup, ondan gerçekten hoşlandığınızı söylememek için kendinizi durdurdunuz mu? Göründüğünüz insan mısınız siz? antik yunan heykellerinin harabelerini taşıyor musunuz içinizde? Ta orada neler saklıyorsunuz?
Günahlarınız neler? hiç kimseciklere söylemeyi bırakın, anımsatacak cümlelerden bile uzak durduğunuz günahlarınız neler? Günahlarınızdan korkup Tanrı'ya mı yaklaşıyorsunuz? tanrıyı kandırmaya mı çalışıyorsunuz? Günahlar iyi mi kötü mü sizce?
bir anda aklınız sizi terk etse ve içinizde ne var ne yoksa öğrensek neler çıkar dudaklarınızdan, bize hep gerçekleri söyleyen ama hep hafife alınan bir soytarı mı konuşur yoksa nice kahramanca, cesur hikayeler biriktiren bir derviş mi?
Neye sinirlenirsiniz? Öfkeniz kime?
Ne olursa aşık olursunuz? Peki aşk nedir bilir misiniz?
Ne kadarına inanıyorsunuz kendi yalanlarınızın?
Hangi inkarı seçiyorsunuz bilerek isteyerek? Arzularınız inkar etmenize ne kadar izin veriyor?
Hangi boşvermişlikler saçılmış etrafınıza ?
Pencerenize bilinçaltınızla damlayan yağmur başladığında hangi gizli bahçenizin kapısını aralıyorsunuz usul usul?
Bir düşünün kimsiniz? gerçek misiniz? gerçekseniz ne kadarınız gerçek? haddinize mi başkasından gerçeklik beklemek böylesine kaybolmuşken kendi krallığınızda.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
