..Ve bu da benim hikayem veya hikayenin bir bölümü. Size çok şey açıklayabileceğimi sanmıyorum ama hikaye dediğimiz nedir ki zaten? Olsa olsa şu noktaları birleştirince tanıdık bir şeyin resmini ortaya çıkardığınız türden bir çizim olabilir. Olan biten sadece budur işte.
Benim için işler böyle yürür. Bir yerden, bir insandan kalkar bir başka yere ya da bir başka insana giderim. Ve işin doğrusu aslında fazla da bir şey değişmez.
Çok farklı türde insan tanıdım. Onlarla takıldım, birlikte yaşadım, kendi küçük rollerini oynamalarını izledim. Ve benim için tanıdığım tüm bu insanlar sanki bir dizi oda gibiydiler.Tıpkı vaktimi geçirdiğim o yerler gibiydiler. Yeni bir odaya ilk girdiğinde merak içindesindir. Bir lamba, bir TV, bir müzik seti artık ne varsa ilgini çeker. Ama bir süre sonra o yenilik duygusu kaybolur hem de tamamen. Ve işte o zaman ortaya sıkıntı ve endişe çıkar. Ürkütücü bir dehşet duygusu.
Neden söz ettiğimi anlamıyorsunuz sanırım. Her neyse, galiba burada anlatmak istediğim husus, bir süre sonra bir şeyin sanki bir sesin sizi uyarması ve size " ayrılma vakti geldi" demesidir.Başka bir yere gitme vaktidir artık.
İnsanlar temelde hep aynıdırlar. Belki farklı bir buzdolabı, tuvalet vs. kullanırlar ya da başka bir ıvır zıvır. Ama o "şey" size seslenir ve yeniden amaçsızca sürüklenmeye başlarsınız. Siz gitmek istemeseniz de bazı şeyler size yol gösterir.
Ve işte burda, konuşulan dili bile anlamadığım bir yerdeyim. Ama bilirsiniz yabancı her yerde yabancıdır. Ve hikaye ya da hikayenin bu bölümü oradan buraya nasıl geldiğimle ilgili ya da belki de buradan buraya nasıl geldiğimle ilgili demem gerekirdi...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder