Alışveriş yapan annesi onun annesinden başka ele eli değmemiş küçük elini bırakır. Alev alev yanan kırmızı bir elbise vardır annesinin elinde şimdi. Çocuğunu taşıyormuş itinasıyla annesi kabine girer kıpkırmızı. Ona da son kez bakar, gitme demez çıkma da demez sadece bakar son görüşü olduğunu bilir gibi. O da boş elini yanına alarak kalabalığa karışır. Meraklı gözlerle yürür, inceler bir kıyafet mağazasının indirim yazısını okuyamadığı ışıklı, renkli vitrinini. Yürür, yürür. Sonra birden içi, salıncağa binmiş gibi havalanır. O yaşta başa çıkamayacağı kadar büyük bir heyecan ele geçirmiştir küçücük benliğini. Tüm yüzler aynıdır sanki, yabancı ve aynı. Yutkunamaz, ileri gidemez, geri dönemez, olduğu yerde duramaz, nefes alamaz, ses çıkaramaz.. annesinin elindeki kırmızı elbiseyi aramaya başlar kanarcasına. Boğazı parçalanır korkudan, göz yaşları tüm vücudundan fışkırır. Çaresizlik rengidir artık kırmızı. nefrettir ve her yerdedir artık kırmızı.
İşte nefretim bu çocuğun annesine duyduğu kadar kırmızı şimdi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder